Baştan söyleyeyim henüz sesli kitap dinleme işine bulaşmadım, e-kitap okuyucum da yok. Ama yalan olmasın yüzlerce kere okuduğum bazı kitapları -türünü belirtmeyeyim ama Schopenhauer olmadığı da kesin- pdf olarak telefonumdan okuyorum. Gerçi bu sayılmaz. Çünkü benim için kitap dokunulması gereken bir şey arkadaşlar. Hatta önce kokusunu güzelce bir içine çekeceksin, mümkünse arada ikinci el kitaplar alacaksın ki kitap kokusunda nirvanaya ulaşabilesin. Sonra işte, evde, metroda, vapurda... İşte neresi geliyorsa aklına, okumak için taşıyacaksın o kitabı, bazen de sırf kitapla uyumlu diye belli bir mekanda okuyacaksın bazı sayfaları. Aramızda kalsın ben öyle yapıyorum.
Konu buraya nereden geldi derseniz sosyal medya sağ olsun yeni öğrendiğim bir kelime çok hoşuma gidince yaz kızım dedim kendi kendime. Meğersem ben eskisi kadar sık okuyamadığım halde onlarca yeni kitap alırken bilmeden tsundoku yığını oluşturuyormuşum. Tsundoku kısaca okuma niyetiyle alınan ancak okunmadan raflarda ya da köşelerde biriken kitap yığınlarını ifade ediyormuş. Eminim ki bazılarına bu eylem çok ama çok tanıdık gelecektir. Tıpkı bana aşırı tanıdık geldiği gibi... Kitap okumak çok güzel bir şey, ama kitap almak da öyle. Kısa bir süre içinde okumayacağını biliyor olsan bile... Bir kere bu durumun kendine özgü bir mutluluğu var, düşünsenize ilk boş anınızda okumadığınız onlarca kitap arasından seçim yapabilirsiniz. Üstelik kitapların kargoyla ulaşmasını beklerken yaşadığın heyecan da cabası. Kargo gelir, paket nazikçe açılır -bazen hunharca-, her birine tek tek dokunulur, sayfalar yüzünü hafif bir rüzgar yalar gibi çevrilir, masanın üzerine üst üste dizilir, arada sırada bakışılır, daha sonra da artık çok da yer kalmayan kitaplığa biraz zor olsa da yerleştirilir ki ben aralarından bazılarını masamda tutmayı severim. :))
Buradan tsundoku yoldaşlarıma seslenmek istiyorum. Arkadaşlar hasta değiliz, sadece kitapları çok seviyoruz ve kitaplarla çevrili olmak bize iyi geliyor. Buna hastalık diyenler olacaktır elbette. Ama onları çok da takmamanızı öneririm. Şahsen ben öyle yapıyorum. :P Kim daha çok kitabı olsun istemez ki? Üstelik benim için aldığım her kitabın bir hikayesi vardır mutlaka. Ya bir arkadaşım önermiştir ya çok sevdiğim bir dizide kitaptan bir bölüm laf arasında söylenmiştir ya da o kitap ansızın tam da ihtiyaç duyduğum anda karşıma çıkmıştır gibi gibi. O yüzden size son birkaç aydır satın aldığım kitaplarla yavaş yavaş oluşan tsundoku yığınımı göstermek istedim. Bazılarını okumak için özel planlar yapıyorum, bazılarını da Eylül ayında denize karşı okurum diye bekletiyorum, bir kısmı ise okunmak için daha uzun bir süre bekleyecek ne yazık ki. :))


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder