İlk gönderinin planlanan ilk gönderi olmaması durumu, saf gençlik evresi, ahmet telli ve şiir
İlk gönderim blog adının neden "mavi kalemli biri" olduğuna dair birkaç satırdan ibaret olacaktı ki zannediyorum birkaç satırı çokça geçecekti ama orası mühim değil. Peki, neden ilk gönderi blog adıyla alakalı değil de siz şuan planlanmamış bu ilk gönderiyi okuyorsunuz? Çünkü Ahmet Telli öldü. Ölmesi de mühim değil aslında, yani mühim -edebiyat camiasının başı sağ olsun- çok da sevdiğim bir şairdir, üzüldüm ama benim için asıl mühim olan bu haberi aldığımda aklımda beliren o sahne aslında... Henüz on dokuz yaşındayken, İstiklal Caddesi'ni hâlâ seviyorken, saf bir gençlik evresindeyken -sanırım o evre bende epeyce uzun sürdü- elbette sevdiğim başka şeyler de vardı. Kalabalığın arasına her karıştığımda görmemenin imkânsız olduğu kırmızı nostaljik travmay mesela, şimdi kırk yılda bir gittiğimde görsem de pek etki etmiyor bana. Ama o zamanlar çok sevip hâlâ bayıldığım şeylerden biri de işten çıkıp hemen kendimi o kalabalığın arasına atmak ve ilk iş Mephisto'ya uğramaktı. ...